BİR HİKAYEM VAR

El yazısı ölüyor mu?



El yazısı ölüyor mu

The Missing Ink (Kayıp Mürekkep) adlı kitabında yazar Philip Hensher, hem el yazısının yavaş ölümüne bir ağıt yakıyor hem de kalemle yazı yazmanın hayatımızda hâlâ nasıl özel bir yeri olabileceğini anlatıyor.





“Altı ay önce fark ettim ki, en yakın arkadaşımın el yazısının neye benzediğiyle ilgili hiçbir fikrim yok! Onu yıllardır tanımama rağmen hiçbir zaman yazılı kağıtlarla iletişim kurmadık. Bana sesli mesaj bıraktı, email attı, SMS yolladı ama ondan el yazısıyla yazılmış hiçbir mektup veya tatilinden bir postakartı almadım.”
Bu sözler The Missing Ink (Kayıp Mürekkep) kitabının yazarı Philip Hensher’e ait. Evet, son yıllarda el yazısı az kullanılır oldu.
Oysa, el yazısı geçen yıllara kadar insanlar arasındaki iletişim için gerekli ve kaçınılmaz bir aracıydı. Herkes mesajlarında, mürekkeple kağıda kendilerinden de bir parça bırakıyordu.
Peki ne oldu da el yazısı bu kadar arka plana atıldı? Son 20 yıldır, neredeyse her şeyi klavyeyle yazıyoruz. Klavye bağımlılığı öyle bir noktaya geldi ki eskiden cebimizde taşıdığımız telefonlar yapışmış gibi hep elimizde. El yazısının gündelik hayatta çıkardığı güçlükler de yok değildi. Ekonomik açıdan bakınca internet çok şeyi değiştirdi. Amerikan istatistik verilerine göre 1994’te kötü el yazıları, Amerikan işletmelerini 200 milyon dolarlık zarara uğrattı. 38 milyon okunamayan mektup sahibine ulaştırılamadı. 2000’de, doktorun kötü el yazısını okuyamayan bir eczacı, hastaya yanlış ilaç verip ölümüne sebep oldu. Devlet, açılan dava sonunda ölen hastanın ailesine 450 bin dolar tazminat ödedi.
Ama yazar Hensher, her şeye rağmen el yazısının hayatımızda olması gerektiğine inanıyor: “El yazısı kişiliğimizi belirler, kültürümüzü gösterir. Ruhlarımızın kilidini açan bir anahatardır. Toplumsal sağlığımızın, zekamızın, zerafet, fantezi ve güzelliğin işareti olan el yazısının tüm güzelliği yakında kaybolacak...”

Haberin devamını okumak için linki tıklayınız...

Yorumlar

Bu Günlerde Oltama Takılanlar

Popüler Yayınlar