15 Nisan 2014 Salı

PERİLİ EVLERİN ESRARI ÇÖZÜLÜYOR MU?





Her şehrin bir perili ev hikayesi vardır. Çoğumuz çocukluğumuzda büyüklerimizden dinlemişizdir veya okumuşuzdur hikayelerini. 

Perili evlerin en önemli özelliği içlerinden gelen garip seslerdir. Tekinsizlikleri de buradan gelir. Daha da ileri gidilirse içinde yanan titrek mum ışığı ve buna eşlik eden bir takım görüntüler de söylenebilir ama en önemlisi o gizemli sestir. Özellikle geceleri evlerin önünden geçenler "sanki biri sesleniyordu ya da nefes alıyordu." diye anlatırlar bu metruk mekanları. 

Nedir bu evleri perili yapan? Nereden gelir bu sesler? Daha önce bu mekanda yaşamış ve ölümünden sonra kopamamış bir hayalet mi? Evi mesken tutmuş bir evsiz mi? Ya da....

Ya da metruk evlerin vazgeçilmezi bir baykuş mu? 





Evet perili evlerin seslerinin geceleri buraları kendilerine mekan tutmuş baykuşlardan geldiği söyleniyor.

Mesela eski binaların ve harabelerin müdavimi peçeli baykuşların çıkardığı ürpertici sesler mekanın perili olduğu hissi veriyormuş insana. Nasıl mı? İşte böyle :)

bit.ly/pecelibaykus

Biri hiiiişşşşşt mi diyor ????   

12 Nisan 2014 Cumartesi

KARA KİTAP...BİR TÜRK GOTİĞİ...





Suat Derviş...Bir Türk Gotiği olarak başlıyor sunuş yazısı Suat Derviş'in Kara Kitap'ında. 

Türk edebiyatında gotiğin etkisinden bahsederek devam ediyor.

Arka kapakta ise " Hayaletler, fırtınalı geceler, ölümler, eski evler ve doğaüstü güçler...Bunların yanı başında kıskançlık, güzellik ve aşk..." satırları var. Ve bu satırları okuduğumda elimde müthiş bir gotik kitap tuttuğumu düşünüyordum. 

Kara Kitap Suat Derviş'in dört romanının bir kitapta toplanmasından oluşuyor. Kitaba adını veren Kara Kitap, Ne Bir Ses...Ne Bir Nefes... Buhran Gecesi ve son olarak Fatma'nın Günahı. 

Kitabın ilk romanı Ne Bir Ses...Ne Bir Nefes'i okumaya başladığımda 1970'lerden kalan bir Türk filmi seyrediyor gibi hissettim kendimi. Hani şu Ayhan Işık'lı filmlerden biri gibi. 

"-Sahteliğe lüzum var mı küçük?
- Haksızsın Osman
-Beni sevmediğini bilmez miyim?"

....
....

"-Zeliha ben senden aşk dilenmiyor, aşk istiyorum. Bunun farkını anlıyor musun.?
-Seni mesut edemiyor muyum Osman?
- Niçin bana alamıyormuş gibi söz söylüyorsun? Beni sevmeni istiyorum. 
- Fakat seni seviyorum Osman."

Ve diyaloglar böyle devam ediyor. Bu durum belli bir süre sonra sıkıntı vermeye başlıyor. Hele ki kitap ilerledikçe gotik bunun neresinde diye sormaya başladım kendime ama yine de okumaya devam ettim belki bir yerlerde karşıma çıkar diye. Ne Bir Ses...Ne Bir Nefes, Kara Kitap derken 3. roman Buhran Gecesi'ni okumaya başladım ama ben ilk defa Suat Derviş okumama rağmen bu hikayeyi daha önce bir yerlerde okuduğumu fark ettim. Wilkie Collins'in Beyazlı Kadın'ı Suat Derviş'in Buhran Gecesinde karşıma çıkmıştı. Bir tür esinlenme :) 

Kara Kitap beni hayal kırıklığına uğrattı doğrusu. Niye mi okudum? Kitap hakkında yazılan bir çok yazıdan sonra meraktan okudum. (Bir İngiliz atasözü merak kediyi öldürür der ) Suat Derviş'i tanımak için okudum. Bir daha okuyacağım kitapların arasında yerini alır mı?  Hayır. Tavsiye eder miyim? Yorum yok...

Kitaptan ufak bir alıntı ile  bitirmek istiyorum satırlarımı;

"Genç, güzel ve tecrübesiz kadın" diyordu. " dünya yüzünde tehlikede olmayan hiç bir güzellik yoktur. Çünkü insanların malik olduğu en güzel ve en kıymetli şeyleri iblisin kan ve hasetleri kovalar."


KARA KİTAP        SUAT DERVİŞ        İTHAKİ YAYINLARI

ELFIE...

Son zamanlarda sosyal paylaşım sitelerinin yeni modası Selfie...İnsanlar yakından çekilmiş pörtlemiş gözlerle fotoğraflarını paylaşıyorlar :) Bir selfie çılgınlığıdır gidiyor bu günlerde...

Bizde bu güzel bahar gününde Elfie yaptık...Hemde rengarenk çiçeklerle...

İşte bizim Bahar ve El-fie fotoğraflarımız....






























30 Mart 2014 Pazar

BAHAR






İstanbul’a bahar gelmiş
gözlüklerimi çıkardım
renkli bir gömlek giydim
gözlerime uygun
merdivenden koşarak indim
sanki okul çıkışı;
döviz büroları kalabalık
İstanbul kirlenmiş.

Bahar gelmiş kente
toz toprak
gözlüklerimi çıkardım
kör oldum.

Atilla Birkiye

(Aşk Bir Kadının Bedeniyle Başlar, Era yay. 1995)