BİR HİKAYEM VAR

ELİM SENDE...

Bu belge ile resmi olarak yetişkinlikten istifa ettiğimi bildiririm.

Tekrar 8 yaşın tüm sorumluluklarını kabul etmeye hazırım.

Yağmur sonrası çamurlu sularda tahta parçası yüzdürmek, kayalarda yürümek istiyorum.

Çikolatanın paradan daha iyi olduğunu çünkü daha tatlı ve yenilebilir olduğunu düşünmek istiyorum. Sıcak bir yaz gününde bir meşe ağacının gölgesinde oturup arkadaşlarımla limonata satmak istiyorum. Hayatın daha basit olduğu zamana dönmek istiyorum. Bütün bildiğin renkler, çarpım tablosu ve ninniler ama bu kadar az bilmek beni rahatsız etmiyor. çünkü ne bilmediğini bilmiyorsun ve umurunda da değil.

Bildiğin tek şey mutlu olmak çünkü seni üzecek veya kızdıracak şeylerden tamamen bihabersin. Dünyanın adil olduğunu, herkesi iyi ve dürüst olduğunu düşünmek istiyorum. Herşeye mümkün olduğunca inanmak istiyorum. Yaşamın karmaşıklığını unutup, yeniden küçük şeylerden fazlasıyla heyecanlanmak, zevk almak istiyorum. Tekrar basit yaşamak istiyorum.

Günümün bilgisayar arızaları, kağıt yığınları, üzücü haberler, bankada para olmadan, ay sonunu getirme kaygıları, doktor faturaları, dedikodu, hastalık ve sevdiklerin kaybedilmesinden ibaret olmasını istemiyorum.

Aşkın varlığını (daha doğrusu yalan olduğunu) bilmek dahi istemiyorum.

Gülümseme, kuçaklaşma, tatlı bir söz, doğruluk, adalet, barış, rüyalar, hayaller ve kardan adam yapmanın gücüne inanmak istiyorum.

İşte, çek defterim ve arabamın anahtarları, kredi kartlarımın ekstreleri, gelir belgelerim…
Resmi olarak yetişkinlikten istifa ediyorum.

Eğer bu konuda benimle daha fazla konuşmak istiyorsanız, önce beni yakalaman lazım çünküüüü;

Ebeeee, elim sendeeeeee!

Yorumlar

  1. Çok güzel:)) Ben de kızımla ilgili bir hikayemi paylaşabilirmiyim?
    HEMŞİRE
    Kocaman gözlerini dikmiş, dikkatle bakıyordu. Bir yandan elindekini evirip çeviriyor, meraklı gözlerle bir şeyler arıyordu. Öylesine kendinden geçmişti ki, geldiğimi fark etmemişti. Bir süre izledikten sonra sordum:
    - Ne yapıyorsun kızım?
    - Hemşireleri arıyorum ama göremiyorum.
    - Hangi hemşireleri?
    - Hani sen demiştin ya, yara bandının içinde minik minik hemşireler var, onlar yaralara pansuman yapıyor, yaralar da öyle iyileşiyor diye. İşte o hemşireleri arıyorum.
    -???
    -Neredeler baba? Sen bana gösterebilir misin?
    -???

    Yutkundum. Kahkahalarla gülmek ya da tüm ciddiyetimi toplayıp, "bak yavrum" ile başlayan bir cümle kurmak arasında bocaladım. Ne de olsa çok genç yaşta baba olmuştum ve tabiri caiz ise kızımla beraber büyüyorduk. Öğrenme aşkının en yoğun olduğu dönemde bana sorduğu soruya dalga geçmek için verdiğim cevabı ciddiye almış ve bütün saflığı ile yara bandının pamuk kısmında, yaralara pansuman yapan hemşireleri arıyordu. Babası da yanlış biliyor olamazdı ya.

    Geçen yıllar içinde kızımla her zaman iyi bir dost ve iyi bir arkadaş olduk. Artık yara bantlarının içinde hemşire olmadığını çok iyi biliyor, zira bu yıl tıp fakültesini kazandı ve hayatını insanların yaralarını tedaviye, acılarını dindirmeye adadı...
    Varol TAMER 2009

    YanıtlaSil
  2. Kızınızla ilgili bu duygu yüklü gülümseten hikayeyi paylaştığınız için teşekkür ederim. Tekrar görüşmek üzere sağlık ve mutlulukla kalın:)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu Günlerde Oltama Takılanlar

Popüler Yayınlar