BİR HİKAYEM VAR

KÖMÜR KARASI SOMA...

Kapkara, kömür karası bir güne uyandım bu sabah yine. Göğsümün tam ortasında taşıdığım bir ağırlıkla. Gün boyu kalkmadı oradan daha ağırlaştı haberleri seyrettikçe. Nefes almakta zorlandım ve halen de öyleyim....Şu ana kadar resmi rakamlara göre 274 (?) madencimizi kaybettik. 274 baba, eş, ağabey, kardeş, oğul...Kaç eve ateş düştü ve bizlerinde yürekleri dağlandı onlarla birlikte...Çığlıklar yükseldi Soma'dan tüm dünyaya ama ne fayda. Giden geri gelmiyor, getirilemiyor maalesef. 

Soma Madeni...Hayatımın ilk yıllarını geçirdiğim yer...Hayal meyal hatırlıyorum tek katlı ufacık lojmanımızı, üzerleri sürekli tozla kaplı çam ağaçlarını ve bana o zamanlar devasa gelen iş makinalarını. Şehre indiğimiz, galiba arkasından binilen, hafızamın bir oyunu değilse, kapalı ahşap kasa belki de kamyondan yapılma o tozlu topraklı yollarda gaçırdıyarak ilerleyen otobüsü ve insanların birbirleriyle yol boyunca sohbetlerini. 

Babamın akşamları eski bir jiple eve bırakılışını camın önünde dört gözle beklerdim tüm madenci çocukları gibi. Ben bunun nasıl bir his olduğunu yaşayarak öğrendiğim için, şimdi o beklenen babaların artık evlerine dönemeyeceklerini ve o çocukların artık dört gözle bekledikleri babalarına sarılamayacağını bilmek üzüntümü kat be kat arttırıyor.  

Bugün anılarımın üzerine kapkara kömür tozları yağdı. Gözyaşlarım sel oldu aktı ama ne fayda. Kötü haberlerin gelmesini engelleyemedi. Her haberleri açışta biraz daha kahroldum, öfkelendim, söylendim...Yüreğimi dağladınız Soma Madencileri...Dualarım sizinle, kalbim sizinle...Keşke bir faydası olsa...

Nur içinde yatın, mekanınız cennet olsun. 




1964 yılı Soma Madeni...O zamanlar daha mı modernmiş acaba? 

Yorumlar

Bu Günlerde Oltama Takılanlar

Popüler Yayınlar