BİR HİKAYEM VAR

AURA

İşsiz ve entellektüel genç tarihçi Felipe Montero bir kafede gördüğü duyuruya başvurmasıyla başlıyor Carlos Fuentes'ın anlatısı.

Duyuruda kusursuz fransızca bilen, bir süre sekreterlik yapabilecek, düzenli, dürüst, genç bir tarihçi aradıkları, iş karşılığında üç bin peso (ilerleyen sayfalarda dört bin oluyor), rahat bir oda ve yiyecek verecekleri yazmaktadır.
Felipe Montero bu iş için biçilmiş kaftan olduğunu düşünerek verilen adrese gider.



Yaşlı kadın genç tarihçiden ölmeden önce kocasının yazılarını yayınlatmak için düzenlenmesini ister ve işe alır.
Felipe günlerini 60 yıl önce ölmüş General Llorente'nin günlüklerini düzenlerken aynı evde yaşayan büyüleyici Aura ile tanışır. Aura yaşlı kadının bakımını üstlenen yeğenidir ve tanıştıkları andan itibaren aralarında tutkulu bir ilişki oluşur. Günler geçtikçe Felipe evin içinde nereden geldiği ya da kimin söylediği belli olmayan bir takım sesler duyar ve hayaller görmeye başlar. Bu arada yaşlı kadın ile Aura arasındaki bağın sırrını anlamaya çalışmaktadır. Buradan sonra işler karışmaya başlar Donceles Sokağı 815 numarada. Gerçekle hayaller birbirine girerek ortaya gizemli bir gerilim öyküsü çıkar.

"Aura'nın büyüleyici gözleri kadar, büyülü gerçekliğin doğaüstü dünyası da baştan çıkarıyor okuru." yazıyor kitabın tanıtım yazısında.

Bugüne kadar okumadıysanız Fuentes'in 67 sayfalık bu uzun öyküsünü okumanızı tavsiye ederim. Zevkle yudumlanacak bir içki tadında...

Aura                           Carlos Fuentes                                    Can Yayınları  (Can Cep)
    

Yorumlar

Bu Günlerde Oltama Takılanlar

Popüler Yayınlar